AĞLARIMIZDAN KURTULMAK 

Çoğu zaman belki de başkasına verdiğimiz değerin çeyreğini kendimize vermiyoruz. Kendimize ayırdığımızdan çok başkalarına zaman ayırıyoruz. Arkadaşlarınızla bir yerde oturup bir şeyler yiyip içmenizden bahsetmiyorum. Bu siz de istiyor olduğunuz sürece ( arkadaşınızın hatırı için değil kendi isteğiniz için) kendinize ayırdığınız vakitlerden biridir. Benim kendinize ayırmadığınız vakitlerden kastım mecburiyetleriniz dışında kendiniz için yaptıklarınız. En son ne zaman bir kafeye, bir parka tek başınıza gidip vakit geçirdiniz? Yanınızda bir başkasına ihtiyaç duymadan kendinizle zamanınızı doldurdunuz mu mesela? En son ne zaman tek başınıza sinemaya gittiniz? En son ne zaman hiç tanımadığınız insanlarla sohbet edebilme özgüvenini gösterdiniz? Gidip görmek istediğiniz yerleri ne zaman ertelemeyi bırakacaksınız?

İşte kendinize vakit ayırmaktan bahsettiğim bu. Mutluluk, huzur gerçekten bu kadar ulaşılması zor mu yoksa biz başka şeylerle o kadar çok meşgulüz ki bu iki duyguyu hep geri plana mı atıyoruz? Üstelik bu kadar çok ulaşmayı isterken. Bazen geçmişe dönüp bir bakın. Uğraştığınız şeyleri inceleyin. Altından kalktıklarınızı. O an fark etmediğiniz ama şu an boşa geçirmiş olduğunuzdan emin olduğunuz zamanlara bakın. Dün mesela kaç saatiniz öylece hiçbir şey yapmadan boşu boşuna geçti? Peki bu sürelerde ne yaparak kendinizi daha iyi daha mutlu ve daha huzurlu hissedebilirdiniz? Elinize bir kağıt kalem alın ve küçükten büyüğe sizi mutlu eden ne varsa, geçmişe dönüp baktığınızda yapmış olduğunuzdan pişman olmayacağınız ne varsa yazın. Kendiniz için düşünün bunları. Boşa geçirdiğinizi hissettiğiniz her zaman bu kağıda bakın ve yazdıklarınızdan birini seçip uygulayın. Bir şeyleri yapmış olmak için değil de gerçekten yapmak istediğiniz için mesela.

                    


Belki iş hayatınız, ev hayatınız, aile hayatınız bu bahsettiklerime ters düşüyor diye düşünebilirsiniz. Hatta belki günümüzün kişisel gelişim furyasına kapıldığımı da düşünüyor olabilirsiniz.  Ama hayır. Ben sadece kendinize ayıracağınız vakitlerin öneminden bahsediyorum. Bazılarımızın zaten farkında olup uygulayamadığı şeylerden bahsediyorum. Evet aslında bu bahsettiğim şeyleri hepimiz biliyoruz. Ve hepimizin yine ortak sorunu uygulamıyor oluşumuzda. Peki bunun temelinde ne var? Ben hayatımda neyi değiştirdikten sonra bütün bunları uygulamaya geçirebilirim? Tüm bunlar için radikal bir karar mı almam gerekiyor? O zaman almalıyım. Çünkü kendim için değer. Aslına bakarsınız kendim için, kendi mutluluğum, kendi huzurum için her ne yapıyorsam bunu hak ediyorum. Bu hayatı bir kere yaşama şansım var. Bu şans bana bir kere daha verilmeyecek. Bugün 22 yaşındayım. Ben tekrar 22 yaşımda olmayacağım. Geçen 22 yılıma geri dönüp yapabileceğim tek şey geçmişimden ders alıp geleceğimi yönlendirmek olabilir. Geçen 22 yılıma tekrar yaşayıp yapmak istediğim ve yapamadığım şeyler için geri dönemem. Bundan 10 yıl sonra da bu yaşlarıma geri dönemeyeceğim. Geçmişte korkup ta yapamadığım çekindiğim geri durduğum ertelediğim  ne varsa bunun pişmanlığını yaşıyorum ve bundan 10 yıl sonra aynı pişmanlığı yaşamaya niyetim yok. O yüzden isteklerimi hayallerimi mutluluğumu daha çok önemsemeliyim. Ertelememeliyim hatta belki üzerinde çok fazla düşünmemeliyim. Düşündükçe kaygılarım endişelerim korkularım büyüyüp vazgeçirebilir belki beni. Belki bu hayatta istediğim her şeyi gerçekleştiremeyeceğim evet. Ama isteklerimi önemseyip bunlar için çabalamak bile beni mutlu edecek ve pişman olmayacağım biliyorum. Hayatımın her döneminde farklı isteklerim farklı mutluluklarım olacak bundan birkaç yıl önce beni mutlu eden bir şeyin bugünümde hiçbir etkisi olmayacak belki de. Şu an sırf mecbur hissettiğim korktuğum her ortamdan her kişiden uzaklaşmam belki benim için zor ve büyük bir adım olacak ama biliyorum ki mutlu olacağım. Kafam daha rahat olacak ve bu etrafıma da yansıyacak biliyorum. Kendim karanlıktayken etrafımı aydınlatamam. Kendim mutsuzken bir başkasını mutlu edemem. Kendime değer vermezsem başkalarına hak ettiğinden fazla değer vermeye başlarım. Kendime veremediğim değerin bir başkasında çürüyüp gitmesini, bir başkasına fazla gelmesini istemiyorum. Kendime ayıramadığım zamanın bir başkasında boşa harcanmasını istemiyorum. Kendimi daha çok anlamalıyım. Ne isteyip istemediğimin daha çok bilincinde olmalıyım.  Korkularımın endişelerimin beni hapsetmesine izin vermemeliyim. Kendimi düşündüğüm için suçlu hissetmemeliyim mesela. Aslına bakarsanız bir kere olsun kendimi düşünmeliyim. Benim bir hayatım olduğunun bu hayatı benim yaşadığımın bu zorlukları benim aştığımın farkında olmalıyım. Ve kendi hayatım için kendime söz hakkı vermeyi bir lüks olarak görmemeliyim. Bu benim hakkım. Bu hepimizin hakkı. Etrafımızda sürekli kendilerine karşı fedakâr hoşgörülü saygılı olmamızı bekleyen insanlar var. Sürekli yaşantımızı kendilerine göre çeken insanlar…

Ben önce kendime fedakâr olmalıyım. Önce kendime hoşgörülü olmalıyım. Önce kendime saygılı olmalıyım.  Ben tüm bunları yapınca bencil düşüncesiz bir insan olmayacağım. Ben sadece kendime değer vermeyi öğreneceğim. Ve bu hakkımı benim elimden kimse alamaz. Dayattığınız hiçbir şey benim düşüncelerime isteklerime hayallerime ket vuramaz. Bunca zaman hayal etmekten bile korktuğum şeyler vardı belki de. Zaten olmaz düşüncesi, o ne der bu ne der düşüncesi o kadar benimsetilmişti ki bana bazı şeyleri düşünmeyi bile yasaklamıştım kendime.

Hâlbuki sadece nefes almaya ihtiyacımız var. Bir şeyler ya da birileri için değil kendimiz için nefes almaya. Ömrünün ne kadarını kendin için yaşadın? Ömrünün ne kadarı sana ait? Aldığın kararların ne kadarı senin? Sen şu an ne kadar sensin? Gerçekten kendini tanımlıyor olsaydın şu an ki sen mi olurdun?

Tüm bunları sadece kendim için düşünmüyorum. Hatta belki yazdıklarımın, verdiğim örneklerin bir kısmı sizlerden gördüklerim sizin hissettiğinizden emin olduğum duygular. Bir kısmı da kendi gerçekliğim. Ama biliyorum ki hepimizin buluştuğu ortak bir nokta var. Kendimize değer vermemiz, kendimizi tanımamız noktasında hepimiz aynı yerdeyiz.

Yarın bugünden daha çok kendine değer ver. Daha çok “ HAYIR” demeyi bil. Daha çok isteklerinin farkında ol. Daha çok kendine hoşgörülü ve saygılı ol. Yarın bugünden daha çok gülümse.

                                                

                                                                                                                            VOLPE

 

Yorumlar

  1. Adsız13:05

    Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Popüler Yayınlar