Sevdiğin işi yapmak mı? Yaptığın işi sevmek mi?

 

Hem oldukça derin bir konu olup hem de mantıken değerlendirdiğimizde sonuca ulaşması kolay bir konu aslında. Biz insanlar başarıya ulaşmak için birkaç unsura ihtiyaç duyarız.  Bunlardan en önemlisi inançtır. İnanç motivasyonu doğurur. Motivasyon da çabalamayı. Çabalamak ise başarıyı getirir. İnanç ile çabalamak arasındaki en önemli köprü motivasyondur. O zaman kendimize şu soruları sormamız gerekiyor. Beni motive eden şey nedir?  İleride kendimi nasıl ne şekilde nerede görmek istiyorum?


Bu soruları kendimize yönelttiğimizde ve cevapları çalışma alanlarımıza yansıttığımızda aslında sevdiğimiz iş mi yahut işimizi sevmek mi sorusunun yanıtını da pekala alabiliriz. Bir işe başlarken de yahut işimizi devam ettirirken de o işin getirdiği kolaylıkları da zorlukları da hayallerimiz için atlatabiliyoruz. Bizi motive eden şeyler için. Bu hayaller her şey olabilir. Bir araba olabilir bir ev olabilir hadi basit düşünmeyelim aklınıza gelebilecek her şey olabilir. Hayatımız boyunca hayal kurarız. Rahat etmenin, mutlu olmanın hayallerini kurar dururuz. Peki, bu hayallere ulaşma sürecinde kendimizi mutsuz etmek niye? Bugün bir araba istiyorum ve maaşı yüksek ama sevmediğim bir yerde çalışıp 5 yılda bu arabayı aldım diyelim. Sonra ne olacak? Bu sefer de ev isteyeceğim yahut güzel bir tatil belki bir yurt dışı planı… İsteklerimiz ve hayallerimiz bitecek mi bu mümkün müdür? Doğamız gereği hep daha iyisini isteyecek ve olduğumuz yerde kalmayacağız. Çünkü biz bu değiliz. Bugün 3+1 normal bir ev isterken o evi elde ettikten sonra daha büyük bir ev isteyeceğiz. Bugün 100 binlik bir arabaya biniyorsak yarın 250 binlik bir arabanın hayalini kuracağız. İsteklerimiz bitmeyecek hayallerimiz sürekli genişleyecek ve biz bütün bunlara bu anlık mutluluklara ulaşabilmek için hayatımızı ruhumuzu  sırf maaş getirisi yüksek diye sevmediğimiz işlerde tüketeceğiz. Bazen bir toplum baskısı neden olacak buna. Hadi ama! Hepimizin etrafında ailesinde akrabalarında “ devlet işine gir oğlum/kızım kendini garantiye al.” Diyen biri yok mu? Eminim vardır. Ve biz yine yapımız gereği toplumsal olarak benimsenen kurallara uymaya o kadar meraklıyız ki. Hayal ettiğimiz işte değil de kendimizi garanti almak amaçlı devlet memuru olup sabah 8 akşam 5 çalışıp bu yorgunluğu hafta sonu atmaya çalışıp tekrar aynı monoton hayata dönmeye çalışıyoruz. 


Tüm bu bahsettiklerimden sonra size bir soru yöneltiyorum: Çalıştığınız ve çalışmadığınız her an o mutluluğu tatmak mı istersiniz yoksa uzun bir süre mutsuz olup anlık bir mutluluk yaşayıp o anlık mutluluğu tekrar yaşayabilmek için o uzun mutsuzluğa tekrar gömülmeyi mi? Kim istemez ki mutlu huzurlu olmayı rahat olmayı?  Kim istemez özgürce davranabilmeyi?

Diyeceğim o ki kendinizi yine en iyi siz tanıyorsunuz. Bu sizin hayatınız, bu işte siz çalışacaksınız, siz ömrünüzü, vaktinizi bu işe harcayacaksınız. Size ne yapmanız gerektiğini söyleyenler değil. İstemediğiniz bir alanda, bir işte kendinizin en iyi hâlini ortaya çıkaramazsınız. Sabah uyanırken isteksiz, işe giderken isteksiz, işteyken sürekli gözü saatte olan, çalıştığınız 9-10 saatin size olduğundan daha uzun gelmesi…

Okurken bile ruhunuz sıkıldı değil mi? Ama gerçekler bu. Severek yapmadığınız bir işte potansiyelinizin oldukça altına düşecek ve olduğunuz yerde mutlu olamayacaksınız. Kendinizi iyi hissettiğiniz, kendinizi ait hissettiğiniz, potansiyelinizin üstüne çıkabileceğiniz, kendinizi geliştirmekten, ilerlemekten sıkılmayacağınız yerlerde olun.

Kendinizi bulmanız ve sahip çıkmanız dileğiyle…

                                                                                                                                       VOLPE

Yorumlar

  1. Adsız15:18

    Merhaba. Yazınızı okudum. Fikirlerinize katılıyorum. Sevdiğiniz işi yapınca saatin yani harcadığınız zamanın bir önemi olmuyor. Zaman su gibi akıp geçiyor ve siz mutlusunuz.

    YanıtlaSil
  2. Adsız18:34

    Gerçekten o kadar haklısınız ki..Hem ülke şartları olsun hem çevre baskısı olsun şu an çoğumuz istemediğimiz bir işte istemediğimiz koşuşturmaların içindeyiz..

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Popüler Yayınlar