OLMAK İSTEDİĞİNİZ KİŞİYE BÜRÜNMEK
Hayatımız boyunca kendimizle alakalı birçok adım atar ve
birçok hayal kurarız. Bir olduğumuz kişi vardır bir de olmak istediğimiz kişi.
Olduğumuz ve olmak istediğimiz kişiler arasında bazen çok büyük kimlik farkları
olabilir. Ama bu hiçbir zaman olmak istediğimiz kişiye bürünmemizi
engelleyemez. Tabi eğer gerçekten o kişi olmak istiyor ve bunun için
çabalayacaksak. Şu an bu yazıyı yatakta tembellik yaparken ya da bir sürü plan
yapıp uygulamaya geçmezken okuyor olabilirsin. Sadece kendine şu soruları sor: Gerçekten
istiyor musun? Eğer cevabın evet ise seni harekete geçirmeyen nedir?
Hedeflerinin çok büyük olması mı?
Birçoğumuz asıl başarının hedeflerimize ulaşmak olduğu
yanılgısına kapılırız. Hâlbuki bu
hedefleri belirlemek ayrı başarı, bu hedefler için çabalamak ayrı bir
başarıdır. Hedeflerimize istediğimiz sürede ya da istediğimiz şekilde
ulaşamadığımız zaman kendimizi başarısız olmuş gibi görmemiz bir sonraki
hedeflerimiz için bizi aşağıya çeken bir şeydir.
Farkında mısınız bilmiyorum ama bence bazen kendimize çok
acımasız davranıyoruz. Sanki tek kusurları olan, başarısızlıkları olan bir tek
bizmişiz gibi. Etrafımızdaki onca insanın başarılarını görmeye o kadar
odaklanıyor ve kendimizle kıyaslamaya geçiyoruz ki kendimizin onlardan farklı
bir birey olduğunu unutuyoruz. Bazen şunu iyi ayırt etmek gerekiyor: Kendimizi
mi bulmaya çalışıyoruz yoksa farkında olmadan başkası mı olmaya çalışıyoruz?
Gerçekten olmak istediğiniz kişi olmak için mi çabalıyorsunuz yoksa olmak
istediğiniz kişi toplumun kalıplarına göre mi şekillendi? Mesela üniversite sınavına giren bir öğrenciyi
alalım. Tıp oku diyenler, öğretmen ol öğretmenlik bir kadın için çok uygun
diyenler… Sana kendini nerede geliştirmek istediğini sormayan ve ne yapmak
istediğinden çok ne yapman gerektiğine dair fikirler öne süren insanlar. Belki
istediğimiz şey bizim için bir hata ama bunu tecrübe etme fırsatı bile
verilmiyor çoğu zaman. Etrafımız her zaman bizim için en iyisini bildiğini ve
düşündüğünü söyleyen insanlarla dolu. Peki biz? Kendi hayatımızla ilgili söz
hakkına ne zaman sahip olacağız? Yoksa biz kendi hayatımızla ilgili iyi olanı
düşünemiyor muyuz?
Hayatımız ve hayallerimiz için bu kadar korkak olmaya gerek
var mı sizce? Kendimizi birilerine bağımlıymış gibi görmek ve sanki o insanlar
olmazsa yıkılacakmışız, ayakta kalmayı başaramayacakmışız gibi görmek ne kadar
doğru? Hayatta kalma savaşını tek başımıza veremiyorsak kendimiz için neler
yaptığımıza dönüp bir bakalım. Nerede hata yapıyoruz bir düşünelim. Benim
hayatım hedeflerim hayallerim neden başkalarına bağlı neden benimle ilgili
kararlar verilirken benim bir söz hakkım yok? Bütün bunları bir düşünelim. Ve
tüm bunların bize nasıl hissettirdiğine bakalım. Kendi hayatını elinde
tutamayan bir birey tam olarak nasıl hissetmelidir?
Bu kişi ben olsaydım sanırım tüm bu kalabalığın içinde
yapayalnız ve dışlanmış hissederdim. Kendi hayatımda bile söz hakkım yoksa bu
dünya da nasıl bir yerim olabilir benim? Kendim için bir şey yapamıyorken
başkaları için elimden ne gelebilir? Kendimi bile mutlu edemiyorken
başkalarının mutluluğuna nasıl faydam olabilir? Kendime sahip değilken, kendi
hayatıma sahip değilken hayallerime sahip değilken başka ne elde edebilirim?
O yüzden hedeflerinizi belirlerken hayal kurarken iyi
düşünün. Hayallerinizdeki siz olmak istediğiniz kişi mi yoksa olmasını
gerektiği düşünülen kişi mi?
Şunu hiçbir zaman unutmayın. Parmak izlerimiz kadar
farklıyız birbirimizden. Her birimizin farklı özellikleri, farklı kişilikleri,
farklı hayalleri ve farklı hedefleri var. Başkası olmaya çalışmaktan çok
kendinizi bulmaya vakit ayırın. Önce kendinize değer verin. Değer görebilmeniz
için bir başkası gibi olmaya ihtiyacınız yok. Gerçekten olduğunuz kişiyi
görmezden gelen ve değer vermeyen insanlar hayatınızda olması gereken insanlar
değillerdir.
Hayallerinizi, hedeflerinizi ve başarılarınızı siz
belirlersiniz. Başarı bir şirkette yönetici olmak ,bir üniversitede tıp okumak
, aile içinde en çok sevilen evlat olmak, her zaman örnek gösterilen “ falanın
kızı/oğlu “ olmak demek değildir. Gerçek başarı kendiniz olmaktır. Gerçek
başarı istekleriniziz, hayallerinizin, hedeflerinizin peşinden korkusuzca
gidebilmektir.
Kendi başarınızın, kendi hayallerinizin, kendi
hedeflerinizin ve en önemlisi kendinizin peşinden gidin. Başkası gibi olmaya
çalışmaktan çok olduğunuz kişiyi daha ileriye taşımaya odaklanın. Kendinizi bu
hayata kazandırmak için uğraşın. Her birinize ayrı ayrı ihtiyacımız var
birbirini tekrarlayan bireylere değil.
Kendinizi keşfetme yolunda bloğumuzu takip etmeyi unutmayın.
Bir sonraki yazımda görüşmek üzere…
VOLPE



Her yazında içime nasıl bu kadar dokunabiliyorsun anlayamıyorum...
YanıtlaSilPaylaşımarın çok güzek devamını bekliyorummmm
YanıtlaSilEmeğine sağlık.. faydalı ve farkındalık yaratan yazı olmuş. Heyacanla yazılarının devamını beklerim.
YanıtlaSil